Econ Cafe

Sunday, August 28, 2005

Welcome Fall-2005

Fall semester has just started. I hope it will end good for everyone. It will be very busy semester for me. 3 teaching classes of Intro. to Macroeconomics with 70 nice students, 3 PhD classes, Optimization Theory, Microeconomics and Probability plus Intermediate Analysis class I sit regularly.
As Anton Chehov said, the only thing that saves us is to study!

Wednesday, June 22, 2005

Nazli Ilicak'tan guncel bir yazi.

Ekonomi ile alakali degil ama gundemde olan bir konuya iliskin Nazli Ilicak'in, 22 Haziran 2005 tarihli Tercuman gazetesindeki kose yazisindan bir alinti:
"Provokasyon gene gündemde
...1999'a kadar, bütün meslek lisesi mezunları, katsayı engeline uğramadan, yüksek öğretim kurumlarına giriyordu. 1999'da 2 aşamalı sınav, tek aşamalı olarak yapılmaya başlandı. Aynı tarihte, okul başarı puanları, mezun olunan liseye göre farklı katsayılarla çarpılarak, meslek liselilerin önü kesildi. Bunun neticesinde, meslek lisesinde okuyanların (İmam Hatip dahil) orta öğretime devam edenlere oranı % 43.3'den (1998-1999) % 31.5 (2003-2004) geriledi. Dünyada meslek liselilerin genel orta öğretime oranı % 65 iken, görüldüğü gibi Türkiye'de tersine bir gidiş mevcut.
....Türkiye şöyle bir çıkmaz içinde: Üniversite kapısına yığılmayı önleyebilmek için, meslek liseleri teşvik edilmeli. ...Buna mukabil, meslek liselerinin önüne engel konulunca, bu eğitim müesseseleri kalitesizliğin mekânı haline geliyor. Buralardan mezun olanlar, itibar kaybına uğruyor. Okullar cazibesini kaybediyor. İki yıllık meslek yüksek okulları için de aynı şeyleri söyleyebiliriz. Meslek yüksek okulunu bitirenler, hem iş bulamıyor, hem de 4 yıllık lisans programını tamamlayanlardan iki yıl az okumalarına rağmen, 6 ay yerine 15 ay askerlik yapıyorlar. ...
...."Batı'nın bir çok yerinde Katolik okullar var. Buradan mezun olanlar rahip veya rahibe mi oluyor ki, İmam Hatip mezunlarını tek bir alana sıkıştıracaksınız?" Bu okullar meslek lisesi değil, genel lise ayarında olmakla birlikte, hayli dindar insanlar yetiştirdikleri de inkâr edilemez. Türkiye'de akıllı ve uzlaşmacı adımların atılabilmesi "dindar insanın ülke açısından zararlı olduğu peşin hükmünden kurtulmaya" bağlı. Bana sorarsanız ülkemize en büyük zarar, dini imanı olmayanlardan geliyor."
Yazinin butunu icin:
http://www.tercumangazete.com/yaz1381-60002-157.html

Tuesday, June 21, 2005

Ertugrul Ozkok'un asgari ucretlerle ilgili yazisi

Hurriyet yazari Ertugrul Ozkok'un, 21 Haziran 2005 tarihli kosesindeki yazisindan bir alinti:
"Bangalore ve Dalian
IMF Birinci Başkan Yardımcısı Anne Krueger geçen ay İstanbul’da şunu söyledi:‘Türkiye’de asgari ücret çok yüksek.’
20’nci yüzyıl ekonomilerinin temel kurallarından biri şuydu: ‘Para en kolay bulduğu yoldan gider.’ Friedman diyor ki:‘Bugünün ekonomisinin temel kuralı şudur: İş kendine uygun yere gider.’Şimdi biraz coğrafi bilgilerinizi kontrol edin. ‘Bangalore’ ve ‘Dalian’ isimlerini hiç işittiniz mi? Birincisi Hindistan’ın bir bölgesi. Oraya ‘Hindistan’ın Silikon Vadisi’ de diyebilirsiniz. Burası bugün dünyanın ‘bilgisayar programı yazma’ merkezlerinden biri. Hindistan önümüzdeki 5-10 yıl içinde buradan yılda 24 milyar dolarlık bilgisayar yazılımı ihraç etmeyi planlıyor. Ama orası sadece yazılım merkezi değil. Aynı zamanda dünyanın en büyük ‘call center’larından biri. Mesela bir Amerikalı, New York’taki evinden kredi kartıyla ilgili bir sorunu için bilgi almak mı istiyor. Kendisine verilen numarayı çeviriyor. Orada Amerikan şivesiyle İngilizce konuşan biri kendisine her türlü yardımı yapıyor. Aslında konuştuğu kişi, oradan 13-14 bin km. uzaklıktaki Hindistan’da oturan biri. Hindistan’da 240 bin kişi, Batı ülkelerine yönelik call centre’larda çalışıyor. Bunlar çok iyi İngilizce konuşuyor. Hemen hepsi üniversite mezunu ve tercihen işletme veya mühendislik okumuş. Peki ya maaşlar?Ortalama 100 dolar...Dalian ise Pekin’e bir saatlik uçuş mesafesinde bir Çin şehri. Bu şehirdeki insanlar da çok iyi İngilizce ve Japonca konuşuyorlar. Japonya’da evini yaptırmak isteyen bir şirket veya aile, bir inşaat şirketine başvuruyor ve nasıl bir ev istediğini söylüyor. Aldığı tarifi hemen internet üzerinden Dalian’daki şirkete geçiyor.Orada çok ucuza çalışan mimar ve mühendisler projeyi hazırlıyor ve yine internet ortamından Japonya’daki müşteriye yolluyor. Bu çağ, artık her türlü işin ‘outsource’ edildiği bir ekonomik ilişkiler sistemini getiriyor. Yani bir tür fikir ve hizmet taşeronluğu diyebilirsiniz. Friedman, Çin’deki Dalian şehrinin belediye başkanına soruyor: ‘Japonlar 70 yıl önce ülkenizi işgal edip kadınlarınıza tecavüz ediyordu. Bunu unuttunuz mu? Onlara iş yaparken gururunuz incinmiyor mu?’ Belediye başkanı cevap veriyor:‘Olup biteni unutmadık. Ama ekonomi başka, o iş başka...’
Şimdi yine soruyorum. Türkiye’de asgari ücret yüksek mi, düşük mü? Pazar ekonomisinin kuralları gururumuzu rencide mi ediyor? Türkiye burada, Bangalore ve Dalian orada..."
Yazinin butunu icin:
http://www.hurriyetim.com.tr/authorsarchive_homepage/1,,,00.asp

Monday, June 20, 2005

econ cafe acildi!

econ cafe'ye hosgeldiniz. burada ekonomi konusunda bir olcude kahve sohbeti yapicaz. konulara eglenceli yonlerinden bakmaya calisicaz. ama bu, daha derin mevzulara hic girmeyecegiz anlamina gelmiyor tabi. bu siteyi ziyaret edenler de yorumlarini gonderebilirler.